Taze

üretimden sizlere

Hijyen bizler için çok önemli, ne yediğinizi bilmek hakkınız.

AR-GE

M

idye (Mytilus galloprovincialis) çift kabuklular (bivalvia) sınıfına ait canlılardan birisi olup çeşitli kaynaklarda Akdeniz Midyesi, Kara Midye, Kıllı Midye gibi farklı isimlerle anılabilmektedir.

Süzücü bir beslenme şekline sahip olan midyeler, bulundukları ortamdaki her türden organik maddeyi ve mineralleri süzerek alabilme kapasitesine sahiptir. Özellikle güçlü akıntıya sahip ılıman denizlerde yaygınlık göstermektedir. Süzücü beslenme özelliğinin bir yansıması olarak her türden kirlilik etmeni olan mikro ölçekteki organizma ve molekülleri de bünyesine alabilmektedir.

Bandırma’dan sağlıkla
sofralarınıza ve dünyaya

Midyeler akıntılı denizlerde tutunacak bir materyal üzerine sabitlenerek yaşamlarını sürdürürler. Yetiştiricilikleri de yapılan bu canlıların yetiştirildiği veya avlandığı denizlerin kirlilik özelliklerini yansıtması kaçınılmaz olmaktadır. Organik veya inorganik atıkların yoğun olduğu sularda yetiştirilen veya avlanan midyeleri tüketenler, aldıkları zararlı bileşiklerin cinsi ve miktarına bağlı olarak akut zehirlenme belirtileri gösterebildikleri gibi kimi ağır metallerin uzun süreli alımlarında olduğu gibi kanserojen etkilere de maruz kalabilirler.

Sularımızdan avlanan midyelerin bir kısmı halkımız tarafından tüketilmekteyken; bir kısmı da ihraç edilmektedir.  İhracatımızın büyük kısmı İtalya ile Almanya’ya yapılmakla birlikte; İspanya da son yıllarda önemli bir alıcı konumuna geçmeye başlamıştır. İşlenmiş midye ürünleri daha çok Fransa, Belçika ve İtalya pazarına sunulmakta; Almanya, Hollanda, İngiltere ve İsviçre tarafından ise canlı/pişmiş /dondurulmuş/salamura yapılmış midye etleri rağbet görmektedir (Anon, 1991, a).
Midyeler genellikle tuzlanmış, marine edilmiş, jöleli, dumanlanmış, konserve edilmiş olarak hazırlanabildiği gibi; midye salatası ve kokteyli olarak ta değerlendirilebilmekte; ancak ülkemizde daha çok midye tava ve midye dolma şeklinde tüketilmektedir.

Midye eti doymamış yağ asitlerini yüksek; doymuş yağ asitlerini düşük oranda içermekte olup; son yıllarda adından sıkça bahsedilen omega 3 yağ asidi kaynağıdır.  Omega yağ asidinin  bir çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir.  Ayrıca; midye etinin 100 gramında 9 gram esansiyel amino asit içerdiği de bilinmektedir

Taze

üretimden sizlere

Hijyen bizler için çok önemli, ne yediğinizi bilmek hakkınız.

AR-GE

Midye; denizel ekosistemde kumlu ve taşlık bölgelerde yaşamlarını sürdüren, et kalitesi bakımından balıketi gibi protein açısından zengin bir besindir. Midyeler bulundukları ortamda ki planktonları süzerek beslendikleri için, insan besini olarak tüketildikleri zaman hijyenik açıdan çok önem arz etmektedir. Kendi beslenmesini ihtiyacını karşılarken, planktonları süzerken aynı zamanda çevresel ortamdaki diğer mikroorganizmaları, kimyasal maddeleri ve diğer zararlı bileşenleri de içlerine aldıkları için tüketime sunulurken çok dikkatli olunmalıdır. Bu risklerden arınmak için kontrol edilerek tüketime sunulmakta, mikroorganizma içerikleri temiz deniz suyunda arıtılarak veya ısı ile muamele edilerek de önlenebilmektedir.

Midye; denizel ekosistemde kumlu ve taşlık bölgelerde yaşamlarını sürdüren, et kalitesi bakımından balıketi gibi protein açısından zengin bir besindir. Midyeler bulundukları ortamda ki planktonları süzerek beslendikleri için, insan besini olarak tüketildikleri zaman hijyenik açıdan çok önem arz etmektedir. Kendi beslenmesini ihtiyacını karşılarken, planktonları süzerken aynı zamanda çevresel ortamdaki diğer mikroorganizmaları, kimyasal maddeleri ve diğer zararlı bileşenleri de içlerine aldıkları için tüketime sunulurken çok dikkatli olunmalıdır. Bu risklerden arınmak için kontrol edilerek tüketime sunulmakta, mikroorganizma içerikleri temiz deniz suyunda arıtılarak veya ısı ile muamele edilerek de önlenebilmektedir.

sağlığınız bizim için
çok önemli

Bu sebeple, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gerekli düzenlemeler yapılarak, izleme prosedürü ile ilgili yeni yönetmelik ve talimatlar çıkartılmıştır. AB’ye uyumun sağlandığı prosedürde, üretim alanlarında fekal kontaminasyon (E.coli) seviyelerine göre A, B ve C sınıflandırması öngörülmüştür.  Talimatlarda;  A sınıfı üretim alanından hasat edilen çift kabuklular tüketime uygun  olarak  nitelendirilmekte,  B  sınıfından  elde  edilenler ise  arındırma  işlemine tabi tutularak A sınıf  seviyesine getirildikten sonra tüketime sunulmaktadır. C sınıfı üretim alanı ürünlerinin ise, arındırma öncesi 2 ay süre ile yatırma alanlarında bekletilmesi ve daha sonra işletmede arındırmaya tabii tutularak A sınıfı seviyesine çıkarılması  istenmektedir.  Burada  geçen  “Yatırma Alanları”;  yüksek  düzeyde  kirlenmiş bölgelerden hasat edilen çift kabuklu yumuşakçaların biyolojik kirletici düzeyini  azaltmak için  konulduğu, temiz doğal ortamlarda tasarlanan, yerlerdir. Ancak görevli resmi kurum tarafından belirlenen yatırma alanlarının da, bazen fitoplankton patlaması veya diğer kirleticilere maruz kalabilmesi söz konusu olduğundan, bu alanların da sürekli izlenmesi gerekmektedir.

Tarifler

damak çatlatan lezzetler için

Hijyen bizler için çok önemli, ne yediğinizi bilmek hakkınız.

Tıklayınız